

Kırmızı BuÄŸday Üzerine Birkaç Soru…
Efendim Serhad Artvin Gazetemizin bu haftaki konusu, 2026 Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazanan eser: Kırmızı BuÄŸday romanı.
Kısacası Kırmızı BuÄŸday; savaşın, yoksulluÄŸun ve büyük dönüÅŸümlerin ortasında kalan Batı Anadolu insanının direniÅŸini, toprak sevgisini ve adalet arayışını anlatıyor. Romanın pek çok yerde övgü dolu reklamını gördüm. Büyük ödülü kazanan roman önemli bir romandır, merak ettim, okudum ve sizler için yorumluyorum.
Kırmızı BuÄŸday, dönemin ruhunu yansıtma çabasında dili gereÄŸinden fazla ağırlaÅŸtıran, uzun ve yoÄŸun cümlelere, ince ayrıntılara, aşırı betimlemelere ve yerel ağız kullanımına fazlaca yaslanan bir roman. Bu tercihler bana göre atmosfer yaratmaktan çok anlatımı yavaÅŸlatıyor ve okurla metin arasına mesafe koyuyor. GeçmiÅŸi anlatmak baÅŸka, geçmiÅŸin anlatım biçimini bugüne taşımak baÅŸkadır. Romanın dili ve tekniÄŸi, yer yer bugünün geliÅŸmiÅŸ Türkçesinden ve çaÄŸdaÅŸ roman anlayışından çok 1950-60'ların toplumsal gerçekçi edebiyatını hatırlatıyor. Tarihsel bir roman elbette dönemin dilinden yararlanabilir; ancak bunu bugünün okurunu metinden uzaklaÅŸtıracak ölçüde yapmak ne kadar gereklidir?
Bir baÅŸka dikkat çekici nokta ise ödüller. Ahmet Büke'nin aldığı dört önemli ödülden üçünün Can Yayınları'ndan çıkan kitaplara verilmiÅŸ olması ister istemez düÅŸündürücüdür. Kumrunun GördüÄŸü, Deli İbram Divanı ve Kırmızı BuÄŸday Can Yayınları tarafından yayımlandı ve önemli edebiyat ödüllerine deÄŸer görüldü. Elbette bu durum tek başına herhangi bir yanlışlık veya ayrıcalık kanıtı deÄŸildir. Ancak aynı yazarın farklı eserlerinin yıllar içinde bu denli sürekli ödüllendirilmesi, Türkiye'deki edebiyat ödüllerinin ölçütlerini ve edebiyat çevrelerinin tercihlerini sorgulamayı da meÅŸru kılıyor.
Üstelik Kırmızı BuÄŸdayın kitabın künyesinde 3.000 adet basıldığı belirtiliyor. Baskı sayısı elbette edebî deÄŸerin ölçüsü deÄŸildir; fakat jürilerin büyük övgüsü ile kitabın okur karşılığı arasında nasıl bir iliÅŸki olduÄŸu sorusunu gündeme getiriyor. Bir roman ödül jürilerinde bu kadar güçlü bir karşılık bulurken, neden okurla kurduÄŸu iliÅŸkiyi ayrıca tartışmak gerekmektedir?
Sonuçta benim itirazım Ahmet Büke'nin ödüllerine deÄŸil, Kırmızı BuÄŸdayın gördüÄŸü olaÄŸanüstü övgü ile romanda gördüÄŸüm edebî karşılık arasındaki farktadır. Bana göre roman; ağır dili, uzun cümleleri, aşırı betimlemeleri, yoÄŸun yerel ağız kullanımı ve eski anlatım tekniklerine baÄŸlılığı nedeniyle çaÄŸdaÅŸ bir roman olmaktan çok, geçmiÅŸin roman anlayışını günümüze taşıyan bir eser izlenimi veriyor. Ve ister istemez ÅŸu soru akla geliyor: Edebiyat dünyası aynı yazarı tekrar tekrar ödüllendirirken, gerçekten baÅŸka güçlü yazar ve kitap kalmadı mı? Ne diyelim efendim, hayırlısı olsun.
Serhad Artvin gazetesi olarak okuyucularımıza saÄŸlıklı, güzel yaÅŸamlar diliyoruz.
Sevgiyle kalın.
Bu makale 25 kez okundu.
| 09.09.2026 | Ziyaretçi |
| Online | 105 |
| Bugün | 28198 |
| Toplam | 28017255 |