Ömer YERLİKAYA
Kırmızı Buğday Üzerine Birkaç Soru...
09.09.2026

 Kırmızı Buğday Üzerine Birkaç Soru…

Efendim Serhad Artvin Gazetemizin bu haftaki konusu, 2026 Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazanan eser: Kırmızı Buğday romanı.

            Kısacası Kırmızı Buğday; savaşın, yoksulluğun ve büyük dönüşümlerin ortasında kalan Batı Anadolu insanının direnişini, toprak sevgisini ve adalet arayışını anlatıyor. Romanın pek çok yerde övgü dolu reklamını gördüm. Büyük ödülü kazanan roman önemli bir romandır, merak ettim, okudum ve sizler için yorumluyorum.           

Kırmızı Buğday, dönemin ruhunu yansıtma çabasında dili gereğinden fazla ağırlaştıran, uzun ve yoğun cümlelere, ince ayrıntılara, aşırı betimlemelere ve yerel ağız kullanımına fazlaca yaslanan bir roman. Bu tercihler bana göre atmosfer yaratmaktan çok anlatımı yavaşlatıyor ve okurla metin arasına mesafe koyuyor. Geçmişi anlatmak başka, geçmişin anlatım biçimini bugüne taşımak başkadır. Romanın dili ve tekniği, yer yer bugünün gelişmiş Türkçesinden ve çağdaş roman anlayışından çok 1950-60'ların toplumsal gerçekçi edebiyatını hatırlatıyor. Tarihsel bir roman elbette dönemin dilinden yararlanabilir; ancak bunu bugünün okurunu metinden uzaklaştıracak ölçüde yapmak ne kadar gereklidir?

            Bir başka dikkat çekici nokta ise ödüller. Ahmet Büke'nin aldığı dört önemli ödülden üçünün Can Yayınları'ndan çıkan kitaplara verilmiş olması ister istemez düşündürücüdür. Kumrunun Gördüğü, Deli İbram Divanı ve Kırmızı Buğday Can Yayınları tarafından yayımlandı ve önemli edebiyat ödüllerine değer görüldü. Elbette bu durum tek başına herhangi bir yanlışlık veya ayrıcalık kanıtı değildir. Ancak aynı yazarın farklı eserlerinin yıllar içinde bu denli sürekli ödüllendirilmesi, Türkiye'deki edebiyat ödüllerinin ölçütlerini ve edebiyat çevrelerinin tercihlerini sorgulamayı da meşru kılıyor.

            Üstelik Kırmızı Buğdayın kitabın künyesinde 3.000 adet basıldığı belirtiliyor. Baskı sayısı elbette edebî değerin ölçüsü değildir; fakat jürilerin büyük övgüsü ile kitabın okur karşılığı arasında nasıl bir ilişki olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Bir roman ödül jürilerinde bu kadar güçlü bir karşılık bulurken, neden okurla kurduğu ilişkiyi ayrıca tartışmak gerekmektedir?

            Sonuçta benim itirazım Ahmet Büke'nin ödüllerine değil, Kırmızı Buğdayın gördüğü olağanüstü övgü ile romanda gördüğüm edebî karşılık arasındaki farktadır. Bana göre roman; ağır dili, uzun cümleleri, aşırı betimlemeleri, yoğun yerel ağız kullanımı ve eski anlatım tekniklerine bağlılığı nedeniyle çağdaş bir roman olmaktan çok, geçmişin roman anlayışını günümüze taşıyan bir eser izlenimi veriyor. Ve ister istemez şu soru akla geliyor: Edebiyat dünyası aynı yazarı tekrar tekrar ödüllendirirken, gerçekten başka güçlü yazar ve kitap kalmadı mı? Ne diyelim efendim, hayırlısı olsun.

            Serhad Artvin gazetesi olarak okuyucularımıza sağlıklı, güzel yaşamlar diliyoruz.

                                                                                                                                                                                                                                                                                              Sevgiyle kalın.


Bu makale 427 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com