

Şifanur Özçelik Şirin ve 8372 Numaralı Çadır…
Sevgili okurlar, Serhad Artvin Gazetemizin bu haftaki konuğu, edebiyatımızın üretken isimlerinden Şifanur Özçelik Şirin. 1975 Ankara doğumlu olan yazar; evli ve iki kız çocuk annesi. Atatürk Üniversitesi Sağlık Hizmetleri bölümü lisans, Beykent Üniversitesi Hastane ve Sağlık Kurumları yöneticiliği bölümü yüksek lisans mezunu. Çeşitli dergi ve gazetelerde seyahat yazıları, öykü, şiir ve denemeleri yayımlanan Özçelik Şirin’in bugüne kadar yayımlanmış dokuz eseri bulunuyor. Aynı zamanda "Erguvan Kitap Sohbetleri" adı altında program sunuculuğu yaparak kültürel hayata katkı sunmaya devam ediyor.
2024 yılında KDY Yayınları’ndan çıkan ve kısa sürede üçüncü baskısına ulaşan 104 sayfalık "8372 Numaralı Çadır" adlı eseri büyük bir ilgiyle okudum, inceledim ve sizler için yorumluyorum.
Kitap; savaşın acımasız ve yıkıcı yüzünü, zorunlu göçlerin trajik yollarını ve sığınma kamplarında hayata tutunup eğitim almaya çalışan öksüz çocukların çetin mücadelesini merkezine alıyor. Sığınma kamplarının boğucu atmosferi, çadırların arasından uğuldayarak esen rüzgârın sesi ve çocukların gözlerindeki o derin, dinmeyen hüzün; yazarın güçlü tasvir yeteneği sayesinde adeta elle tutulur, gözle görülür bir gerçekliğe bürünüyor.
Yazarın metne ustalıkla entegre ettiği şiirsel geçişler ve lirik dokunuşlar, okura sadece soluk aldırmakla kalmıyor; insan ruhunun en karanlık, en ümitsiz zamanlarda bile umudu nasıl yeniden yeşertebileceğini simgeliyor. Savaşın yıkıcı etkilerini gözler önüne sererken oldukça rafine ve sarsıcı bir dil kullanıyor. Kelimeleri büyük bir titizlikle işleyen yazar, okuru konfor alanından çıkarıp adeta o çadırın tam ortasına, o coğrafyanın tozu ve dumanına ortak ediyor.
Bununla birlikte, Şifanur Özçelik Şirin’in gözlem gücünü ve lirik anlatımını daha geniş bir kurgusal havza ile buluşturduğunda edebiyatta çok daha kalıcı izler bırakacağına inanıyorum.
104 sayfalık bu zarif hacim, savaş ve kamp psikolojisi gibi derin bir temayı işlerken bazı geçişlerin daha hızlı akmasına neden oluyor; ilerideki eserlerinde bu derinliği daha geniş bir zamana yayması okurun empati alanını şüphesiz daha da zenginleştirecektir. Eser bu hâliyle bile oldukça etkileyici ve sarsıcı bir tat bırakıyor; yalnızca, olayları doğrudan hissettirmek yerine zaman zaman yazarın rehberliğine başvurulması, okura kendi duygusal payını çıkarma konusunda biraz daha alan tanınabilirdi hissini uyandırıyor.
Tüm bu edebi muhasebenin ışığında; Serhad Artvin Gazetesi olarak Şifanur Özçelik Şirin hanımefendiye edebiyat yolculuğunda sonsuz başarılar diliyor, ailesi ve tüm sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve mutlu bir ömür temenni ediyoruz.
Sevgiyle kalın.
Bu makale 9 kez okundu.
| 30.09.2026 | Ziyaretçi |
| Online | 32 |
| Bugün | 3206 |
| Toplam | 28338635 |