

Cemil Yüksek ve Sesimi Kendim Duymam…
Serhad Artvin Gazetemizin bu haftaki konuÄŸu Åžair Cemil Yüksek. Åžairimiz, ÅžavÅŸat Köprüyaka köyünde (Carat) 1958 yılında dünyaya geldi. İlkokulu köyünde okudu; ortaokulun ilk iki yılını ÅžavÅŸat'ta, son yılını ise Murgul Damar'da tamamladı. 1976 Artvin ÖÄŸretmen Okulu son dönem mezunlarındandır. Sırasıyla Tokat, Konya, Adıyaman ve Kocaeli'nin il, ilçe ve köylerinde öÄŸretmenlik yaptı. 2005 yılında emekli olan Yüksek, ÅŸu anda Gebze'de yaşıyor ve arada bir memleketine gidip geliyor. Evli; iki oÄŸlu, bir kızı ve onlardan olan altı torunu var.
Gözlerinden hayli sıkıntılı olan ÅŸairimizin bir gözü görmezken, diÄŸeri yüzde doksan oranında sorunlu. O, hayata gönül gözüyle bakmaya ve görmeye çalışıyor. Bugüne kadar dört adet ÅŸiir kitabı basıldı. Åžiirlerinde insan, toplum ve doÄŸa iliÅŸkilerindeki sıkıntıları anlatmaya çalışıyor. İlk dört kitabı Tunga Yayınlarından çıkan ÅŸairin, beÅŸinci kitabının altyapı çalışmaları ise devam ediyor.
Sesimi Kendim Duymam adlı ÅŸiir kitabı, 2023 yılında Tunga Yayınlarından çıktı ve yüz kırk sayfa hacme sahip. Okudum, inceledim, notlar aldım ve sizler için yorumluyorum. Kitap, hemen başında Salih Altun üstadımızın harika bir sunuÅŸ yazısıyla açılıyor.
İlk söz olarak; Cemil Yüksek özgün ÅŸiirde kendi tarzını bulan bir usta. YaÅŸama, insana, doÄŸaya, sevgiye, haksızlığa, yokluÄŸa ve kavgaya tutkuyla karşılık bulmaya çalışıyor; içsel sesini okurla paylaÅŸarak haykırıyor. Åžiirlerinin özünde derin bir varoluÅŸsal yalnızlığı ve bıkkınlığı fısıldarken, tüm bunlara raÄŸmen direnen gizli bir gücü de hissettiriyor. Kelimelerin arkasında; hayata kıyısından tutunmuÅŸ, yorulmuÅŸ ama yıkılmamış bir ruhun portresi var. Hayatın çeperine itilmiÅŸ, geçmiÅŸin yüküyle hırpalanmış bir ruhun iç dökümünü yansıtıyor. Dizelerinde ayrık otu gibi direngen, yılkı atı gibi gururlu ve ehlileÅŸmeyen bir yalnızlık hâkim. Åžair; kırılmaktan ziyade kendi sessizliÄŸinde devleÅŸen, kimseye eyvallahı olmayan bir yorgunlukla insan ıstırabının en derin katmanına, yani görünmeyen acının mutlaklığına dokunuyor. Bedensel bir yaralanma ile ruhsal bir yıkım arasındaki asimetriyi, sarsıcı bir çaresizlik duygusuyla ortaya koyuyor.
Ayrılık, özlem ve çaresizlik temalarını en yoÄŸun ÅŸekilde iÅŸleyen derin bir melankoliyi okurun beÄŸenisine sunuyor. Kurulan tezatlar ve metaforlar, insanın içine iÅŸleyen bir sıkışmışlık hissini anlatıyor. İnsanın acısı karşısında tamamen eylemsiz ve savunmasız kaldığı, kelimelerin hükmünü yitirdiÄŸi o ağır ve hüzünlü anı muazzam bir estetikle özetliyor. Duygusal bir tükeniÅŸi, adanmışlığı ve kimlik kaybını matematiksel kavramlar üzerinden anlatan çok güçlü bir ÅŸiirsel metafor zinciri; insan ruhunun en sıcak, en karmaşık ve en acı verici yok oluÅŸunu tarif ediyor. Karşıdaki kiÅŸiyi hayatının hem yutan elemanı hem de tek varlık sebebi ilan ederken, kendini ise bölünmüÅŸ, sıfırlanmış ve kendi içinden çıkarıldığında "hiç" kalacak bir deÄŸer olarak görüyor. Dizeler bu yönüyle çok güçlü bir edebi dertleÅŸmeyle sürüyor.
Åžair, ÅŸiirlerinde baÅŸlık kullanmıyor. Gerekçesini ise ÅŸöyle açıklıyor:
"Zaten az okuyan bir toplumuz. Başlığı okuyan, şiiri okumuyor. Kitabı okuyan, istediği şiire kendi anladığı ve yorumladığı başlığı koyabilir."
Serhad Artvin Gazetesi olarak hemÅŸerimiz Åžair Cemil Yüksek beyefendiye sonsuz baÅŸarı dileklerimizi iletiyor; ailesi ve tüm sevdikleriyle birlikte saÄŸlıklı ve mutlu bir yaÅŸam diliyoruz.
Sevgiyle kalın.
Bu makale 223 kez okundu.
| 21.05.2026 | Ziyaretçi |
| Online | 48 |
| Bugün | 9294 |
| Toplam | 26549752 |