

Canan Tan ve Piraye…
Sevgili okurlar, Serhad Artvin gazetemizin bu haftaki konuÄŸu ünlü yazar Canan Tan. Canan Tan, Ankara'da doÄŸdu; Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunudur. Kendisi deÄŸiÅŸik edebiyat türlerindeki yarışmalarda birçok derece ve ödül aldı. Piraye, Canan Tan’ın iddialı bir romanı. Altın Kitaplar Yayınevinden çıkan eser, elimdeki on dördüncü baskısı. Konusu kısaca ÅŸöyle: DiÅŸ hekimliÄŸinde okuyan Piraye; aile, okul, aÅŸk ve evlilik yaÅŸantısıyla öne çıkar. Romanda Piraye’nin evliliÄŸi ve evlilik sonrası yaÅŸantısındaki dram anlatılır.
Dört yüz yirmi sekiz sayfa hacimli bir kitap. Okudum, inceledim, notlar aldım ve sizler için yorumluyorum.
Öncelikle belirtmeliyim ki Canan Tan, ulusal kimlikli bir yazarımızdır; eser sayısı, nitelik, ödüller ve verimliliÄŸiyle göz dolduruyor. DoÄŸrusu daha önce Canan Tan okumamıştım, bu benim önemli bir eksiÄŸimdi. Ve bu yanımı en ünlü romanı Piraye’yi okuyarak gidermeye çalıştım. Kitabın arka kapağındaki yorumlar Zerrin K., Hilal Özden Türkmen, Sertay Kayalar ve Günce Aktan’a ait. DoÄŸrusu yorumların dördü de oldukça iddialı; Piraye’yi göklere çıkarıyorlar. Tabii ki yorumların kitapla ne kadar örtüÅŸtüÄŸü ilk ilgi alanıma giriyor ve Piraye’yi bir eleÅŸtirmen gözüyle hemen okuyorum.
Piraye’de duru bir Türkçe ve akıcı bir anlatım var. Daha önce pek çok kitapta rastlamadığım yeni sözcük ve cümlelerle karşılaÅŸtım. Kitabın henüz baÅŸlarında gördüÄŸüm bir cümleyi aynen aktarıyorum: “İşte o an, kömür gözler ışıldıyor, yumuÅŸacık bakışlar tüm yüzümü yalayıp gözlerimde düÄŸümleniveriyor.” Bu ve benzeri harika cümlelerin, bir sayfayı dolduracak yoÄŸunluÄŸu var. Bunu pek çok kitapta göremezsiniz. Okur gözüyle bakıldığında kusursuz bir kitap; benim gözümde de öyle.
Ancak roman dokusuyla ilintili teknik analiz yaparak Piraye’ye bir de bu gözle bakalım. Yazım tekniÄŸi çok iyi, pırıl pırıl bir Türkçe kullanılmış, "ben" diliyle kaleme alınmış; ama bu veriler bir romanın saÄŸlam dokulu olmasına yetmiyor. Anı-anlatı tekniÄŸiyle yazılmış bir roman olmasına raÄŸmen iç ses tekniÄŸi yetersiz gözüküyor. Dikkatimi çekti; “ayrımında” sözcüÄŸü pek çok cümlede defalarca kullanılmış! Romanda olayların akışında ciddi tekrarlar yaÅŸanıyor. Karakterler üzerinde derin bir vurgu sezilmiyor. Harika bir roman dili kullanılmakla birlikte, diyaloglara (veya yerel ağızlara/diyalektlere) gereÄŸinden çok yer verilmiÅŸ. Kurgu bildik ve sıradan; diÄŸerlerinden ayrılan bir özgünlüÄŸe sahip deÄŸil.
Bir DüÄŸün Gecesi’nde gördüÄŸüm derinliÄŸi ve roman dokusunu Piraye’de göremedim. Görenler mutlaka olacaktır; edebiyatın zenginliÄŸi tam olarak burada saklıdır. Ben gördüÄŸümü ve okuduÄŸum her kitabı kendi süzgecimden geçirerek yorumlamaya çalışıyorum.
Serhad Artvin gazetesi olarak Canan Tan Hanımefendi’ye Türk edebiyatına kattığı deÄŸerden ötürü sonsuz teÅŸekkürlerimizi sunuyor; kendisine ailesi ve tüm sevdikleriyle birlikte saÄŸlıklı, mutlu bir yaÅŸam diliyoruz.
Sevgiyle kalın.
Bu makale 14 kez okundu.
| 18.02.2026 | Ziyaretçi |
| Online | 20 |
| Bugün | 1368 |
| Toplam | 25903727 |