Ömer YERLİKAYA
Jose Mauro Vasconcelos ve Şeker Portakalı...
28.01.2026

Jose Mauro De Vasconcelos ve Åžeker Portakalı…

Sevgili okurlar, Serhad Artvin gazetemizin bu haftaki konuÄŸu; Jose Mauro De Vasconcelos. (1920 – 1984) Brezilyalı yazardır. Yarı Kızılderili yarı Portekizli, yoksul bir ailede doÄŸan Vasconcelos iki ayrı kültüründe izlerini taşır. Natal kasabasındaki amcasının yanına gönderildi. Orada 9 yaşındayken Potengi Irmağı'nda yüzmeyi öÄŸrendi ve ileride bir gün yüzme ÅŸampiyonu olmanın hayallerini kurdu. Liseyi Natal'da bitirdikten sonra 2 yıl tıp öÄŸrenimi gördüyse de öÄŸrenimini yarıda bıraktı, Rio de Janeiro'ya gitti. Orada ilk iÅŸi boks antrenörlüÄŸü oldu. Garsonluk ve balıkçılık da yapan yazar, yaÅŸamı boyunca çeÅŸitli iÅŸlerde çalıştı. Bu durum, ona yazdığı roman ve hikâyeler için önemli kaynak saÄŸlamıştır. İyi bir gözlemci ve usta olan bu yazarın elinde bütün bu yaÅŸamlardan pek çok roman çıktı ortaya.

1968'de Åžeker Portakalı ilk baskısından birkaç ay sonra 217 bin kopya sattı. İlk eseri Yaban Muzu (1942)'dur. Beyaz Toprak (1945) isimli eseri en çok beÄŸenilen eserleri arasındadır. Kayığım Rosinha (1961) ile ününün doruÄŸuna çıkan yazarı dünya çapında tanıtan eseri Zéze'nin maceralarını anlatan üçleme romanın ilk kitabı olan Åžeker Portakalı olmuÅŸtur. Bu romanı 12 günde yazdığını, “Ama onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreÄŸimde” sözüyle özetlemiÅŸtir.

            Efendim Brezilya dünyanın dokuzuncu büyük ekonomisine sahip, ama gelir dağılımındaki adaletsizlik nedeniyle halkın büyük bir kısmı uyuÅŸturucu batağına saplanmış durumda ve sokaklarda yaşıyor. Evden kaçan çocuklar artık Brezilya’nın geleneksel davranış biçimine dönüÅŸmüÅŸ durumda.  

            Elimdeki Åžeker Portakalı 148.ci baskı, okuduÄŸum en iyi çocuk romanlarından birisi. Brezilya edebiyatının klasiklerinden bir baÅŸ yapıt. Hatta Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabı kadar iyi. Vasconcelos Kalemini çok iyi kullanıyor ve eÅŸine az rastlanır anlatıcılık yeteneÄŸini ortaya koyuyor. Åžeker Portakalında ailesinden ÅŸiddet gördüÄŸü için aradığı deÄŸerleri baÅŸkasında bulan bir çocuÄŸun hikayesi anlatılır. Zeze’nin ailesi yeni bir eve taşınır, Zeze bahçenin arkasındaki küçük, cılız bir ÅŸeker portakalı aÄŸacıyla konuÅŸmaya baÅŸlar ve ona Minguinho adını verir. AÄŸaç, Zeze’nin en yakın dostu ve dert ortağı olur. Sonra

"Portekizli" dediÄŸi Valadares ile bir kaza sonrası tanışır, aralarında baba-oÄŸul iliÅŸkisine benzer derin bir baÄŸ kurulur. Zeze önce portakal aÄŸacını kaybeder sonra hayattaki en büyük dayanağı olan Portekizlinin bir tren kazasında öldüÄŸünü haber alır.

Bu kayıplar Zeze’nin çocukluÄŸunu sona erdirir. Ağır bir hastalık geçiren Zeze, iyileÅŸtiÄŸinde artık o eski yaramaz çocuk deÄŸildir; hayatın acı gerçekleriyle yüzleÅŸmiÅŸ, "sevginin ne olduÄŸunu" öÄŸrenmiÅŸ ama kalbi kırılmış biridir.

            Nitelik olarak kusursuz denecek güzellikte bir kitap. Ancak yazar, diyalektikleri, yaramazlıkları, eylemleri, düÅŸünceleriyle öne çıkan kahramanı Zeze’yi beÅŸ yaşında okurla tanıştırırken, Zeze’nin süper bir kahraman olduÄŸunu düÅŸlemiÅŸ olmalı? Yoksa baÅŸka türlü bu yaÅŸtaki bir çocuÄŸun ciddi bir romana bir baÅŸ karakter olacağını nasıl düÅŸünürsünüz?

            Efendim Serhad Artvin gazetesi olarak büyük ustayı saygıyla yad ediyoruz.

                                                                                                                                Sevgiyle kalın.


Bu makale 9 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com