Ömer YERLİKAYA
Hamza Mertoğlu?
26.06.2019

                Hamza Mertoğlu…

                Sevgili okurlar bugün sizlere müthiş birisinden söz edeceğim. Onu zaten tanıyor ve biliyorsunuz bazen kısa bazen uzun soluklu yazılarını beğeni ile okuyorsunuz. Ve hemen her paylaşımı büyük ilgi görüyor ve müthiş yorumlarınızla adeta o çarpıcı anlatımlara zenginlik katıyorsunuz. Efendim Hamza Mertoğlu bir mizah ustası. Müthiş bir zekâya, öngörüye ve dürtüye sahip... Olaylara farklı gözle bakıp bir hamur gibi yoğuruyor ve hemen herkesin anlayabileceği bir ustalıkla evrimleştirip her insanın beğenisine sunuyor. Sevgili Hamza Mertoğlunun özelliklerine geçmeden kısa bilgilerini hatırlamaya çalışalım. 1959 Borçka doğumlu. Akpınar köyündendir. Babası Hasan Efendi, annesi Emine Hanımdır. Marmara Üniversitesi iktisat mezunudur. 1977 yılında Fatma Hanım ile evlendi. Tansu ve Selim isminde iki oğlu var. Bir oğlu tıbbı cihazlar teknisyeni diğeri bilgisayar mühendisi. Askerliğini Diyarbakır ordu evinde yaptı. Özel sektörde çalıştı. Muhasebe müdürü, mali işler müdürü gibi idari görevlerde bulundu. 2006 yılında emekli oldu. İstanbul Beylik düzünde yaşıyor. Son yıllarda memleketine sıklıkla gelip gidiyor.  

Artvin lisesinde okudu. Rahmetli Baki Demirelin talebesiydi. O yıllarında Ümit Kaftancıoğlu ile röportaj yaptı. Bu röportajı duvar gazetesinde yayımlandı. Son derece neşeli ve keyifli bir insan... Katıldığı kalabalıklara adeta mutluluk katıyor. Pek çok eleştiri yazıları yayımlandı. Efendim bu bilgileri sunduktan sonra asıl konumuza geri dönelim.

Hamza Mertoğlu çok zeki bir insan. Anlık duruşu, kavrama yeteneği, mizansen algısı inanılmaz bir boyutta. Son bir kaç yıldır paylaşımlarını sürekli okuyorum. Müthiş bir kalemi ve özünü bozmadan meseleyi başka alanlara taşıma becerisi en üst düzeyde. Bir kere mizah çok farklıdır ve sadece çok zeki insanların kapısından içeri girdiği büyülü bir dünyadır. Bunu bilmek gerekir. Mizah kalem ustalığından öte sözcükleri derinleştirerek bal parmak yapmak gibi bir şeydir. Bir sezgidir, kocaman bir gürültü bazen en sadık sessizlik ve bazen bir hüzün, keder, gözyaşı ve bazen koca anlatımların yapmaya çalıştığı ifadelerin sadece bir kaç cümle ile daha belirgin hale getirilmesidir. Mizah bir yangındır. Külünü rüzgârda savuracak kadar güçlü bir yangındır. Bazen fırtına ve bazen estikçe koca bir kayanın öte yanına ulaşamayan fırtınanın asık yüzüdür. Ve bazen hırsından küplere binmektir.

Hamza Mertoğlu iç dünyasına o denli çok güveniyor ki hemen her gün oturup saatlerce mizah üretecek bir beden diline, duyuma, sezgiye ve donanıma sahip. Ve öylesine yerleşik bir özgüvenle yazıyor ki bazen ezber bozan yazılarında sözcükleri karanlığın en kesif noktalarına çekme becerisi biraz can sıksa da esasen mizah sanatının ulaşabileceği zirveyi göstermesi bakımından alkışlanması da gerekiyor. Hani bir insan çok canınızı sıkar ama kızamazsınız ya Mertoğlu’nun yazıları da bunun gibi bir gizeme sahip. Okumaya tutkulu olduğum yıllarımda Aziz Nesin’i okur düşüncelerime renklilik kazandırmak için bir çaba gösterirdim. Şimdi yıllar sonrası Hamza Mertoğlu’nu okuyarak soluklanmaya nefes almaya çalışıyorum.

                Yineliyorum hemşerimiz Hamza Mertoğlu çok zeki duruşunu bozmayan son derece güçlü espri anlayışına sahip ve olaylara doktrinsel bakış açısı katan tam bir mizah ustası. Kuşkusuz özel bir yetenek... Sözcüklerini öylesine yerli yerinde kullanıyor ve sadece bununla yetinmeyip her sözcüğe öylesine estetik bir zarafet katıyor ki oluşturduğu o büyülü cümlelerine adeta imreniyorsunuz. Bazen bir insana bu kadar yetenek fazla diye bir düşünceyi aklınızdan geçirirsiniz ya Mertoğlunu okuyanlar sanırım sıklıkla bu düşünceyi aklından geçiriyordur. Mertoğlu müthiş bir adam ve bizim hemşerimiz, aynı şeyleri birlikte soluduğumuz bir canımız. Mertoğlunu okumalı, sadakat göstermeli ve kıymetini bilmeliyiz. Ben okuyorum, sadakat gösteriyor, kıymet veriyor ve bu kardeşimizi ayakta alkışlıyorum.

                                                                                                                                                                             Sevgi ile kalın.


Bu makale 87 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com