Osman DEMİR
DİN GÖREVLİLERİMİZ
10.10.2016

 DİN GÖREVLİLERİMİZ

 

Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın Adıyla.

 

         Bu günkü yazımda da, bu haftanın Camiler ve Din Görevlileri Haftası olması münasebetiyle Din görevlilerimizi anlatmaya çalışacağım.

            Yazıma, Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Sayın Fikret KARAMAN Bey’in “ İmam – Hatipler toplum hayatına can suyu veren görevlilerdir.” Tanımlamasıyla başlamak istiyorum. Dini anlamak, dini anlatmak, dini sevdirmek,  Allah’ın emirlerini daha çok insana duyurmak, ulaştırmak için din hizmetleri alanında çalışanlara çok önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.

            Hayatın her alanında, yani düğün, sünnet, hastalık, cenaze ve taziyelerde, yardım istenen din görevlileri, çalışmaları sonucu sevilen, sayılan, güvenilen “ bilge insan” haline gelmelidir. Mesleğin ana iskeletini, okuma- yazma merakı ve çevreyle olan sosyal ilişkiler ve davranış düzeyi oluşturmaktadır.

            Sevgili okurlar; okuyan, düşünen, yazan ve bunları hayatına geçirebilen insanların daima itibarlı olacağını hepimiz biliriz. Şunu da bilmemiz gerekir ki, konuşulandan daha çok yapılanlar etkilidir.

            Din görevlisi, görev yaptığı yerlerde, cemaat ve çevreyi iyi tanımalı, çevresindeki insanlarla iyi ilişkiler içerisinde olmalıdır. Güler yüzlü, sempatik, sabırlı ve hoşgörülü olmalı. Camiye gelen, cemaati olan insanlarla ilgilendiği kadar, camiye gelmeyen, gelemeyen, cemaati olmayan insanlarla da ilgilenmesi gerektiğini, hatta daha fazlasını yapması gerektiğini, böylede bir sorumluluğunun olduğunu unutmamalıdır.

            Din Görevlileri, görev mahallindeki çocuk, genç, yaşlı, hasta, yardıma muhtaç, kimsesiz ve problemli olanlarla ayırım yapmadan ilgilenen, bulunduğu yerin ihtiyaçlarının giderilmesinde, sorunların çözülmesinde, öncü olan, olması gereken insandır. Kendi sorunları varsa, sorunlarını çevresine yansıtmayan, sorunu ve ihtiyacı olan insanlara yardımcı olmaya çalışan, onlara maddi ve manevi moral desteğinde bulunan, bulunması gereken görevlilerdir. Cemaat ve çevreyle ilişkilerinde, hem ibadet hazzı hem de birlikte yaşama sevincini ve kültürünü paylaşan insanlardır.

            Kısaca özetlememiz gerekirse; örnek bir Müslüman, İslam dinini içerisine sindirebilmiş bir insan, örnek bir din adamı, varisi olduğu Peygamber efendimizin yaptığını yapabilme gayreti içerisinde olan, inananı da, inanmayanın da güvenini kazanan, yaşadığı toplumda, insanların kendisi hakkında şu hocaya, şu adama güven, her şeyinle teslim ol zarar gelmez dedirtebilen, böylesine güzel yaşam örneği sunma gayreti içerisinde olan insanlardır. Çünkü hepimizin malumudur; Hz. Peygamber efendimize Muhammedül Emin diyenler sadece Müslümanlar, kendisine inanan insanlar değildi. İnanmayanlarında güvenini kazanmış, onlar da Peygamberimize “ Muhammedül Emin” ( güvenilir Muhammed) diyorlardı.

            Din Görevlileri; Pazarda bal satarcasına, pazarda gül satarcasına, pazarda sevgi satarcasına, inanan – inanmayan gönüllere akarcasına, hiçbir ayırım yapmadan, en ücra köşedeki insanlara ulaşıp, Yüce Yaradan’ı, O’nun emirlerini duyuran, vefakar, cefakar, gönül dostu insanlardır. Bu vesileyle şunu da ifade etmek isterim ki; Din Görevlimizin itibarı, hepimizin itibarıdır.

            Bütün din görevlilerimizin haftasını en içten dileklerimle kutlar, insanlık alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

            Rabbimiz Nasıl Emretmişse; BİZE DE ÖYLE UYGULAMAK DÜŞER.


Bu makale 3982 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Serhad Artvin Gazetesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
İnönü Caddesi. Karahan İşhanı No:16/A - ARTVİN -- Tel :0(466) 212 11 29 - Faks: 0(466) 212 38 84 - E-Posta: osengun{at}hotmail.com